*Yukarıdaki butona tıkla ve ekle. Yapay zeka gelişmelerini Google’da her zaman üstte gör.

VPS, hazır platformların yapamadığı 7/24 çalışan işler için kiralanan sanal sunucu. Sunucu seçimi, fiyatlar, sıfırdan kurulum ve üzerine kurulabilecek yapay zeka araçları.
Bir siteyi yayına almanın en kolay yolu artık kendi sunucunu yönetmek değil. Vercel, Netlify ya da Cloudflare'e kodu yüklüyorsun, gerisini onlar hallediyor. Bu yüzden "VPS" kelimesi biraz eski bir yöntem gibi duruyor.
Gerçek şu: VPS tam olarak bu platformların yapamadığı işler için var. Saat başı çalışan bir betik, bir sitenin ekran görüntüsünü alan bir servis, veritabanının yedeğini her gece alan bir iş ya da Telegram'a mesaj atan bir otomasyon düşün. Bunların hiçbiri "site yayına alma" işi değil. Birinin 7/24 açık bir makinede beklemesi gerekiyor.
Pek çok sitenin kurulumu da böyle. Site hazır bir platformda çalışıyor, ekran görüntüsü alma, veritabanı yedekleme ya da sosyal medyada paylaşım gibi yan işler ayrı bir sunucuda dönüyor. Rehberin ana fikri bu: siten hazır bir platformda kalır, VPS'i orada yapamadığın işler için kiralarsın. Aşağıda önce VPS'in ne olduğunu, sonra hangi sunucuyu kaça alacağını, sıfırdan kurulumu ve üzerine kurulabilecek yapay zeka araçlarını sırayla anlatıyoruz.
VPSi
virtual private server, yani sanal özel sunucu: bir veri merkezindeki fiziksel makinenin bölünmüş, sana ayrılmış parçası kiralamak, uzakta duran bir bilgisayarı aylık ücretle kiralamak gibi. İçine kendi işletim sistemini kuruyorsun, kendi şifreni belirliyorsun, istediğin programı çalıştırıyorsun.
Sunucunun sahibi gibi davranmana izin veren yetkiye rooti
sunucudaki en yetkili hesap, her dosyaya ve her ayara erişir deniyor. Kapasiteyi de tek başına kullanıyorsun: 4 GB RAM kiraladıysan 4 GB senin, yan komşunun yoğunluğundan etkilenmiyorsun. Kiraladığın makine her zaman açık, elektrik ve internet derdi sende değil.
Karıştırılan iki şey var. Paylaşımlı hosting, tek bir sunucuyu yüzlerce sitenin paylaştığı ve sana sadece bir panel bırakılan hizmettir; bir WordPress sitesi için yeterlidir ama kendi programını kurmak, port açmak ya da 7/24 açık kalan bir servis çalıştırmak istediğinde sınıra takılırsın; sunucuyu paylaştığın komşuları korumak için bu tür işler ya yasaktır ya da kısa sürede kapatılır. Dedicated sunucu ise fiziksel makinenin tamamının kiralanması; aylık fatura VPS'in birkaç katı olur ve tek bir sitenin ihtiyacı için gereksizdir. VPS ikisinin arasında duruyor.
| Elindeki iş | En mantıklı yer |
|---|---|
| Blog, kurumsal site, portfolyo | Wix, WordPress.com ya da paylaşımlı hosting — VPS'e gerek yok |
| Gün içinde ara ara çalışan bir betik | VPS fazla; kendi bilgisayarın ya da zamanlanmış bir bulut fonksiyonu |
| 7/24 açık kalması gereken servis, panel, otomasyon | VPS |
| Kök erişim, kendi veritabanı, kendi yedeği | VPS |
| Yerel model çalıştırma, görsel üretme | GPU'lu makine; normal VPS bunu kaldırmaz |
Mantıklı olduğu yerlerin ortak noktası şu: işin sürekli. Bir n8n akışı her saat başı çalışacaksa, bir servis tarayıcı açıp sayfa görüntüsü alacaksa, bir yedekleme her gece 03:00'te dönecekse, o işin hiç uyumayan bir makineye ihtiyacı var. Aylık sabit maliyet de cabası: sunucu kirası dışında kullanım başına ücret ödemiyorsun, bu yüzden ay sonunda sürpriz fatura gelmiyor.
Mantıklı olmadığı yerleri de açık söyleyelim. Sadece bir site yayınlayacaksan VPS sana iş çıkarır: güvenlik güncellemeleri, sertifika yenilemesi, yedekler, loglar senin sorumluluğunda. Hazır platformlarda bunların hepsi otomatik. İkincisi, sunucu yönetmek istemiyorsan hiç bulaşma; kiraladığın makine kendi kendini yönetmiyor. Üçüncüsü, iş tek seferlikse (bir dosyayı dönüştürmek, bir listeyi işlemek) o iş için sunucu kiralamak gereksiz masraf.
Bir de şu var: VPS "kur ve unut" değil. Kurulum 30 dakika sürüyor, sonrasında ayda bir uğraman gerekiyor. Güncellemeyi atlarsan açık bir servisle aylarca yaşarsın, çünkü seni uyaran kimse yok.
Fiyatlar Ekim 2026'da sağlayıcıların kendi sayfalarından alındı. Hepsi vergi hariç, Türkiye'den ödeme yaparken üstüne vergi eklenebiliyor. Turhost'un TL karşılığı o günkü kurla (1 dolar = 49,60 TL) hesaplandı, kur değiştikçe o da değişir.
| Sağlayıcı | En ucuz alınabilen paket | Donanım | Aylık | Vergi |
|---|---|---|---|---|
| Hetzner | CPX02 | 1 vCPU, 1 GB RAM, 20 GB NVMe | €6,49 | KDV hariç |
| DigitalOcean | Basic 1 GB | 1 vCPU, 1 GB RAM, 25 GB SSD | $6,00 | Vergi hariç |
| Hostinger | KVM 1 | 1 vCPU, 4 GB RAM, 50 GB NVMe | $6,49 (yenilenen $11,99) | Vergi hariç |
| Turhost | VPS Plus 1 | 1 vCPU, 1 GB RAM, 20 GB SSD | $7,99 / 396,30 TL (ilk 3 ay $4,99) | KDV hariç |
Biraz daha nefes alan 4 GB sınıfı, ki otomasyon ve panel işleri burada rahat ediyor:
| Sağlayıcı | Paket | Donanım | Aylık | Vergi |
|---|---|---|---|---|
| Hetzner | CPX22 | 2 vCPU, 4 GB RAM, 80 GB NVMe | €19,99 | KDV hariç |
| DigitalOcean | Basic 4 GB | 2 vCPU, 4 GB RAM, 80 GB SSD | $24,00 | Vergi hariç |
| Turhost | VPS Plus 2 | 2 vCPU, 4 GB RAM, 40 GB SSD | $18,99 / 941,90 TL (ilk 3 ay $9,99) | KDV hariç |
Tabloyu okurken gözden kaçan iki ayrıntı var.
Hetzner'in ucuz hattı şu an satılmıyor. Şirketin Cost-Optimized serisi resmi sayfada "şu an mevcut değil" etiketiyle görünüyor. O yüzden "Hetzner ayda 4 euroya sunucu veriyor" diyen eski yazılar bugün geçerli değil. Satın alınabilen en ucuz paket CPX02 ve fiyatı €6,49. Bu fiyata IPv4 adresi de dahil.
Saatlik ücretlendirme deneme yapmayı ucuzlatıyor. Hetzner sunucuyu saatlik faturalıyor ve aylık fiyatın üstüne çıkmıyor; birkaç günlük denemeden sonra silersen sadece kullandığın saati ödüyorsun. DigitalOcean 1 Ocak 2026'dan beri saniye bazlı faturalandırıyor (en az 60 saniye ya da $0,01). Yani "önce bir deneyeyim" maliyeti birkaç dolar.
Şunu da ekle: alan adı sunucu fiyatına dahil değil, yıllık ayrı ödeniyor. Alan adını Namecheap gibi bir kayıt firmasından alıp sunucunun IP adresine yönlendiriyorsun. Hazır kurulum ve yönetim paneli isteyenler için Cloudways alternatif bir yol ama o zaman sunucunun kök erişimini ve maliyet avantajını kaybediyorsun.
[mindi_yorum]
💰 1 GB sunucu üç sağlayıcıda da aylık 6-8 dolar bandında; fark donanımdan çok ağ, konum ve destekten geliyor. 4 GB'a çıkınca fark açılıyor: Hetzner €19,99, DigitalOcean $24.
🟢 Hostinger'ın KVM 1 paketi aynı fiyata 4 GB RAM veriyor, yeni başlayan için en rahat seçenek. Ama fiyat promosyonlu, dönem bitince ayda $11,99'a çıkıyor.
🟡 Hetzner'in ucuz hattı şu an satılmıyor. "4 euroya sunucu" diye anlatan eski yazılara güvenme, bugün en ucuz paket IPv4 dahil €6,49.
🔵 Saatlik faturalandırma sayesinde sunucuyu bir hafta deneyip silebilirsin. Kurulumu öğrenmenin en ucuz yolu bu.
Bu soru çoğu zaman yanlış yerden soruluyor. Asıl mesele "yerli olsun" değil, hangi işi kime emanet ettiğin.
Önce bir karışıklığı düzeltelim: Türk firması, sunucunun Türkiye'de olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin Turhost'un VPS Plus paketleri Amsterdam'daki veri merkezinde duruyor, Türkiye'de duran sunucular ayrı bir üründe satılıyor. Paket seçerken firmanın değil, sunucunun nerede durduğuna bak.
Ödeme. Yurt dışı sağlayıcılar euro ya da dolar faturalıyor, kartından TL karşılığı çekiliyor. Türk sağlayıcıların bir kısmı da fiyatı dolar üzerinden yazıyor ve TL'ye kurla çeviriyor. Yani kur arttığında iki tarafta da aylık maliyetin artabilir. Türk firmasının farkı, TL ile ödeme yapabilmen ve faturayı Türk şirketinden alman. Fiyatlar genelde KDV hariç yazılıyor, ödemede KDV ekleniyor.
Gecikme. Sunucunun fiziksel konumu, kullanıcına ne kadar uzaksa yanıt o kadar yavaşlıyor. Gecikmei
bir isteğin sunucuya gidip dönmesi için geçen süre Avrupa'daki bir sunucu Türkiye'den onlarca milisaniyede dönerken İstanbul'daki bir sunucuda bu birkaç milisaniyeye iniyor. Site ziyaretçisi için bu fark genelde hissedilmez. Ama Türkiye'deki bir API'ye saniyede onlarca istek atan bir otomasyon kuruyorsan fark birikir. Ekran görüntüsü, yedekleme, zamanlanmış mesaj gibi işlerde konum neredeyse hiç önemli değil.
Destek ve dil. Çoğu yurt dışı sağlayıcıda destek İngilizce ve ticket üzerinden yürüyor, cevap saatler içinde geliyor. Türk sağlayıcılarda telefon ve Türkçe destek var, sunucu yönetmeye yeni başladıysan bu ciddi bir avantaj.
Veri ve mevzuat. Müşteri verisi, sağlık kaydı, öğrenci bilgisi gibi kişisel veri tutacaksan sunucunun hangi ülkede durduğu ve sağlayıcının veriyi nasıl işlediği önemli hale geliyor. Yan servisler, yedekler, kendi kendine çalışan otomasyonlar için bu genelde belirleyici değil.
| Neye bakıyorsun | Yurt dışı firma | Türk firma |
|---|---|---|
| Ödeme | Euro ya da dolar, kartla | TL ile, fiyat çoğu zaman dolara bağlı |
| Sunucunun yeri | Seçtiğin bölge (Avrupa, ABD...) | Pakete göre değişir, Türkiye'de olmayabilir |
| Gecikme | Avrupa'daysa onlarca ms | Sunucu İstanbul'daysa birkaç ms |
| Destek | Çoğunlukla İngilizce, ticket | Türkçe, telefon |
| Kişisel veri | Sunucu yurt dışındaysa ek yükümlülük | Sunucu Türkiye'deyse yerelde kalıyor |
Sunucuyu iki yoldan açabilirsin. Kolay olanı, sağlayıcının hazır şablonu: program kurulu geliyor, terminalde komut yazman neredeyse hiç gerekmiyor. Boş bir Ubuntu alıp her şeyi kendin kurmak da mümkün, ama ilk sunucunda buna gerek yok.
Panelde yeni sunucu oluştururken önce bölge seçiyorsun. Türkiye'den kullanacaksan Almanya, Hollanda ya da İstanbul iyi seçenekler. Ardından panel bir işletim sistemi seçtiriyor. Boş Ubuntu'nun yanında, içine program kurulmuş hazır şablonlar da burada duruyor:
n8n. ile başlayan sunucu adresini açıp kendi hesabını oluşturuyorsun.Birden fazla araç kuracaksan Coolify'lı şablon işini kolaylaştırır. Coolifyi
sunucuna tarayıcıdan program kurmanı sağlayan ücretsiz yönetim paneli Kurulumdan sonra n8n, Open WebUI gibi araçları panelin listesinden seçip kuruyorsun. Alan adını yazdığında güvenlik sertifikasını da kendisi alıyor.
Aynı ekranda panel iki seçenek sunuyor: şifre belirle ya da SSH anahtarı ekle. Anahtarı seç. İnternete açılan her sunucu, ilk saatten itibaren şifre tahmin eden botların hedefi oluyor. Anahtar varken bu tahminler işe yaramıyor.
SSH anahtarıi
sunucuya girerken şifrenin yerini tutan dosya çifti Bir parçası bilgisayarında kalıyor, diğerini sunucuya veriyorsun. Üretmek için bilgisayarında terminali (Windows'ta PowerShell) açıp şu komutu yazman yeterli:
ssh-keygen -t ed25519
Sorulara Enter'a basarak geçebilirsin. Komut bitince kullanıcı klasöründeki .ssh klasöründe id_ed25519.pub adlı bir dosya oluşuyor. Bu dosyayı Not Defteri ile aç, içindeki tek satırı kopyalayıp paneldeki "SSH key" alanına yapıştır. Sonu .pub olmayan dosya bilgisayarında kalır, onu kimseyle paylaşma.
Sunucudaki her program dışarıyla bir porti
aynı makinedeki farklı programları ayıran kapı numarası üzerinden konuşuyor. Sağlayıcıların çoğunun panelinde bir güvenlik duvarı (firewall) bölümü var. Orada yalnızca üç kapıyı açık bırak: 22 (senin bağlanman için), 80 ve 443 (web trafiği için). Gerisi kapalı kalsın.
Ayda bir kendi terminalinden sunucuya bağlanıp sistemi güncelle. SUNUCU_IP yerine panelin verdiği adresi yaz:
ssh root@SUNUCU_IP
apt update && apt upgrade -y
İlk bağlantıda "bu makineyi tanımıyorum, devam edeyim mi" diye soruyor, yes yazıp geçiyorsun.
Boş bir Ubuntu alıp Docker'ı ve araçları kendin kurmak istersen adımları açık kaynak yapay zeka araçları rehberinde anlattık.
Sunucuya IP adresiyle girmek pratik değil: http://SUNUCU_IP:3000 gibi adresleri kimse hatırlamıyor. Üstelik şifresiz bağlantıda yazdığın her şey açık gidiyor.
Alan adını sunucuya bağlamak için alan adını aldığın firmanın panelinde bir A kaydıi
alan adını bir IP adresine yönlendiren ayar ekliyorsun: panel.alanadim.com → sunucunun IP'si. Ayarın her yere yayılması birkaç dakika ile birkaç saat arası sürüyor.
SSLi
tarayıcı ile sunucu arasındaki trafiği şifreleyen sertifika, adres çubuğundaki kilit işareti Hazır şablonla açtıysan bu işi büyük ihtimalle düşünmen gerekmiyor. Coolify alan adını yazdığın anda sertifikayı kendisi alıp yeniliyor, Hostinger'ın n8n şablonu da https adresiyle açılıyor. Boş sunucuda aynı işi Caddy adlı küçük bir program yapıyor, o da sertifikayı otomatik alıp yeniliyor.
VPS'e kurulabilecek yapay zeka araçlarını iki gruba ayırmak gerekiyor: uygulamalar ve modeller. Uygulamalar hafif; panel, otomasyon, arayüz. Modeller ise RAM ve ekran kartı istiyor, bu rehberin konusu değil — hangi modelin bilgisayarına sığacağını VRAM hesaplayıcısından bakabilirsin.
Aşağıdaki RAM aralıkları resmi asgari değerler değil, tek sunucuda Docker ve veritabanıyla birlikte çalıştırıldığında rahat edilen pratik aralıklar. Open WebUI satırındaki ölçüm doğrudan belgeden.
| Uygulama | Ne yapar | Pratikte rahat RAM |
|---|---|---|
| n8n | Otomasyon akışları, zamanlanmış işler | 2 GB (veritabanıyla), 4 GB rahat |
| Dify | Ajan ve sohbet uygulaması kurma | 4 GB |
| Open WebUI (slim) | Model arayüzü | 1 GB |
| Open WebUI (standart) | Model arayüzü + dahili belge ve ses işleme | 2 GB |
| LibreChat | Çok kullanıcılı sohbet paneli | 2 GB |
| AnythingLLM | Belgelerle çalışan asistan | 2-4 GB |
| LobeChat | Sohbet arayüzü | 1-2 GB |
Sunucuda tutmanın en çok işe yaradığı araç bu. n8n akışları senin makinene bağlı olmadan çalışıyor: gece veri çekiyor, sabah e-posta atıyor, bir tabloyu güncelliyor. Kendi sunucunda bütün akışları sınırsız çalıştırıyorsun, kullanım başına ücret yok.
Dikkat: paneli internete açık bırakırsan birinin bütün API anahtarlarına eriştiği bir kapı oluyor. Mutlaka alan adı ve SSL arkasına al, n8n'in kullanıcı adı-şifre korumasını açık tut. Adım adım kurulum için ayrı rehberimiz var: n8n kurulum rehberi.
Dify ile sohbet asistanı ya da ajan kuruyorsun; arayüz, bilgi tabanı ve API aynı üründen geliyor. Sunucuda çalıştırmanın avantajı, kendi belgelerini yükleyip müşterine açık bir asistan yayına alabilmen. Dezavantajı, tek başına en ağır seçenek olması: arka planda birkaç servis birlikte kalkıyor, bu yüzden 1 GB'lık sunucuda denemeye kalkma.
Open WebUI bir modelin önüne konan sohbet arayüzü. Modelin kendisi sunucuda olmak zorunda değil; API üzerinden konuştuğun bir sağlayıcıya bağlayabiliyorsun, o zaman sunucu yükü neredeyse yok.
Resmi belgelere göre slim imaj boşta yaklaşık 300 MB RAM kullanıyor. Standart imaj dahili belge işleme ve ses modellerini de taşıdığı için çok daha fazla yer kaplıyor. Sadece sohbet edeceksen slim imaj 1 GB'lık sunucuda bile rahat çalışıyor. Aynı sayfadaki uyarı önemli: bu ölçüm boşta duran bir kurulum, uzun konuşmalar ve belge yüklemeleri için üstüne pay bırak.
LibreChat çok kullanıcılı sohbet paneli. Küçük bir ekibe ortak arayüz vermek istiyorsan işe yarıyor: herkes kendi hesabıyla giriyor, model anahtarları sunucuda duruyor, kimse kendi cebinden API ücreti ödemiyor. Kurulumu Docker Compose ile geliyor, veritabanı istiyor. Tek kişi kullanacaksan bu ağırlığa gerek yok.
AnythingLLM belgelerini yükleyip üzerine soru sorduğun bir asistan kuruyor. Masaüstü sürümü tek kullanıcı için, Docker sürümü ekip ve web sitesine gömülen sohbet kutusu için. Sunucuya kurmanın anlamı, belgelerin sürekli orada durması ve asistanın herkese açık bir adreste cevap vermesi. Kendi asistanını kurma adımları: AnythingLLM rehberi.
LobeChat arayüz tarafı hafif bir sohbet uygulaması; kurulumu ve kaynak tüketimi en düşük olanlardan. Kişisel kullanımda sunucuya kurmanın tek sebebi telefondan ve bilgisayardan aynı sohbet geçmişine ulaşmak. Bunun için aylık sunucu kirası ödemek isteyip istemediğini bir düşün; aynı işi ücretsiz bir hesapla da görebilirsin.
Yukarıdaki araçların hepsi uygulama; modeli kendi sunucusunda çalıştırmaya kalktığında iş değişiyor. Normal bir VPS'te ekran kartı yok, hesap CPU üzerinden yapılıyor. Küçük modeller yavaş da olsa çalışır ve basit işler için yeterli olabilir, ama beklediğin hızı vermez.
Görsel üretim ayrı bir dünya: ComfyUI gibi bir araç tek bir görsel için saniyeler boyunca yoğun hesaplama yapıyor, CPU'da bu süre dakikalara çıkıyor. Ekran kartlı sunucu kiralayan ayrı servisler var; fiyatları CPU'lu sunucunun kat kat üstünde ve saatlik ücretlendiriliyor. Bu yüzden çoğu kişi için doğru sıralama şu: uygulamaları VPS'te çalıştır, modeli API'den kullan, yerel model gerçekten şartsa ekran kartı olan bir makineye geç. Model boyutu hesabını VRAM hesaplayıcısı yapıyor.
Kurulum adımlarının tamamını burada tekrarlamadık; Docker ve terminal üzerinden kurulum yollarını açık kaynak yapay zeka araçları rehberinde dört ayrı yolla anlattık. Sunucuda çalışan bir ajana ihtiyacın varsa Hermes Agent kurulum rehberi ve OpenClaw kurulum rehberi bu iş için hazır.
Tipik bir küçük site kurulumunu düşün. Site hazır bir platformda çalışıyor, sunucu yönetimi, sertifika ve ölçeklenme derdi yok, kod yüklendiğinde yayına giriyor. VPS bunun yanında, tamamen farklı üç iş için duruyor.
Birincisi ekran görüntüsü servisi: bir sayfanın görselini üretmek için gerçek bir tarayıcının açılması gerekiyor. Bu, sunucusuz platformların rahat yapamadığı bir iş, o yüzden VPS'te çalışıyor. İkincisi veritabanı yedeklemesi: gece dönen bir iş veritabanının yedeğini alıp site kodundan ayrı bir yerde saklıyor. Yedek, yedeklediğin şeyle aynı yerde durursa yedek sayılmıyor. Üçüncüsü sosyal medya paylaşım hattı: yeni içerik çıktığında paylaşımı yapan küçük bir betik, sürekli açık bir makinede bekliyor.
Bu üçünün ortak noktası şu: hiçbiri site trafiğiyle ilgili değil, hiçbiri ziyaretçi görmeden çalışıyor ve hiçbiri acil ölçeklenme gerektirmiyor. Sunucuya yük binmiyor, çünkü yükü taşıyan yer zaten hazır platform. Bu kurulumun bir de zayıf yanı var: Üç iş aynı sunucudaysa, o sunucu düştüğünde üçü birden durur. Kritik bir iş ekleyeceksen ayrı bir küçük sunucuya al.
[mindi_yorum]
🟢 VPS'in en doğru kullanımı bu: sitenin kendisi değil, sitenin etrafındaki işler. Trafik alan katmanı yönetilen platformda, sürekli çalışan küçük işler sunucuda.
🟡 Tek sunucuya her şeyi koymak en sık yapılan hata. Sunucu yeniden başlarken yedekleme de paylaşım da ekran görüntüsü de duruyor.
🔵 Sunucuya koyduğun her iş için "bu iş durursa ne olur" sorusunu sor. Yedek durursa fark etmezsin, bir ay sonra öğrenirsin.
Tablodaki fiyatlar sunucu kirası. Alan adı ve vergi ayrı kalemler.
| Senaryo | Yeterli sunucu | Aylık yaklaşık |
|---|---|---|
| Tek hafif servis (sohbet paneli, küçük betik) | 1 GB, 1 vCPU | €6,49 (Hetzner) / $6 (DigitalOcean) / $7,99 (Turhost) |
| Otomasyon + panel + veritabanı | 4 GB, 2 vCPU | €19,99 (Hetzner) / $24 (DigitalOcean) / $18,99 (Turhost) |
| Aynı işler + görsel üretim | GPU'lu sunucu | Normal VPS bandının çok üstünde, saatlik ücretlendirme |
Hetzner fiyatlarına IPv4 dahil. Hostinger'da promosyon fiyatı dönem sonunda yenilenen fiyata çıkıyor, toplam maliyeti yenilenen fiyat üzerinden hesapla. Türkiye'den ödeme yapıyorsan KDV'yi de ekle.
Şifreyle giriş yapmak. İnternete açılan her sunucu, dakikalar içinde otomatik denemeler almaya başlıyor. Sunucuyu SSH anahtarıyla aç.
Paneli herkese açık bırakmak. n8n gibi bir panel şifresiz ya da tahmin edilebilir bir şifreyle açık kalırsa, tarama yapan botların ilk bulduğu şey o oluyor. Paneli alan adı ve SSL arkasına al, güçlü bir şifre koy.
Yedek almamak. Sunucu sağlayıcısının anlık görüntüsü (snapshot) bir yedeğin yerini tutmuyor: aynı hesapta, aynı bölgede duruyor ve yanlışlıkla silinen bir dosyayı geri getirmek için uygun bir araç değil. Kendi yedeğini başka bir yere al.
Tek sunucuda her şeyi toplamak. Sunucu yeniden başladığında bütün servisler birlikte duruyor. Kritik işleri ayır.
Güncellemeyi unutmak. Ayda bir apt upgrade ve kullandığın araçların sürüm kontrolü. Otomatik güvenlik güncellemesi açık kalsın.
İzleme kurmamak. Sunucu dolduğunda ya da servis düştüğünde haberin olmuyor. En basit hali bile yeter: disk dolduğunda e-posta atan bir betik, servisi her beş dakikada kontrol eden küçük bir iş.
ssh-keygen -t ed25519 ile ürettiğin anahtara bağla.